Ana içeriğe git   Paylaşıma git
Sol tarafta yarım ay biçiminde latin alfabesiyle, aşağıda braille alfabesiyle Engelsiz Erişim yazısı ve ortada güneşin içinde uçan bir kuş...

Yakınlaş

     
Ara

Pandora’nın Kutusu

Yorum ve Yazılar

YazarAdem VURAL

Tarih02.04.2006

Toplam okunma651

Maalesef her gün yeni bir işe alınmama haberi duymaya başladım şu günlerde. Bildiğimiz anlamı ile iş bir güç bir emek harcayarak bir yerlerde çalışma ve bunun karşılığı olarak bir gelir elde etmedir. Ancak bazıları bu anlamı engelliler açısından değiştirmeye çalışıyorlar. Aralarında ünlü banka ve firmaların bulunduğu bazı iş yerleri engelli arkadaşlarımıza asgari ücret ve sigortalarının ödenmesi karşılığında çalışmayı öneriyorlar. İşiniz mi? Çok ağır bir iş; evinizde oturmak. Zorluğu? Maaş zamanı bankaya gitmek. Bu işverenlerin bazıları yaptıklarını güzel bir paketle de süslemeyi başarmışlar. Maaşı engelli öğrencilere burs olarak vererek güzel de bir kamu hizmeti havası veriyorlar. Şimdi bazılarınızın "Ne var bunda? Ne güzel" dediğinizi duyar gibiyim. Ne yazık ki bizler toplum olarak güzel bir paket gördük mü hemen etkileniriz. Paketin içindekini o an pek önemsemeyiz. Başımıza ne gelirse de bundan gelir. Sonuçta Pandora’nın kutusu açılır ve kötülükler… İşte bu güzel paketin de akıbeti

 aynı. Bildiğiniz gibi ülkemizde iş yerleri kanunla getirilen düzenleme sonucu %3 engelli çalıştırmak zorundalar. Kanunların, kuralların boşluklarından yararlanmayı iyi bilenler de bu sorunu yani %3'lük oranı doldurmayı kendilerince çözmüşler ve buldukları bu çözümü de Pandora’nın kutusuna koyup güzel paketlemişler doğrusu.

 

Paketten çıkan kötülük mü? Aklı selim olan bunu bulmakta pek zorlanmaz. Bir düşünün; engelli bir öğrenciye burs verip onu çalışanı gibi gösteren bir iş yerine iş başvurusu için gittiniz, okulunuzu bitirmişsiniz; çalışıp mesleğinizde ilerleme isteği, para kazanıp bir yuva kurma isteği. Alacağınız cevap mı? "Efendim özürlü kontenjanımız dolu". Bir de bu iş yerinden maaş alarak hayatını zarzor sürdüren bu zorluk içerisinde bir yuva kurmuş olan kişi açısından ele alalım olayı. "Baba herkesin babası işe gidiyor sen neden evdesin?" ya da "Baba geçen gün öğretmen babalarımızın ne iş yaptığını sordu. Ben bilemedim.". Yani ne demeliydi "öğretmenim benim babam evde oturup falan bankadan maaş alır" mı demeliydi? Şimdi sizlere soruyorum; zaten kanunen hakkınız olan bu işlerde daha düşük maaşlarla çalışmayı -tabii adına çalışma diyebiliyorsanız- kabul etmek insanlık gururunuza hiç dokunmuyor mu?

 

Sizler! Bu işverenlerden burs adı altında maaş alıp da eğitimini sürdürenler kendi sonunuzu kendi ellerinizle hazırladığınızın da mı farkında değilsiniz? Bir gün okulunuzu bitirdiğinizde bu paranın kesileceğini, işe başvurmak istediğinizde ise %3'lük oran yeni öğrencilerle kapatıldığı için açıkta kalacağınızı hiç düşündünüz mü? Niçin diğer öğrencilere de böyle bir teklif götürmüyorlar? Sen bizde çalışıyor görün bursunu al.

 

Ve sen işveren; kendi çıkarın için bu kadar kişinin şeref ve haysiyeti ile oynamaya hakkın yok. Artık içi kötülük dolu süslü Pandora kutularını istemiyoruz. Onurumuzla, şeref ve haysiyetimizle hakkımız olan işlerde insanca ve herkesle eşit olarak çalışmak istiyoruz...

 

Paylaş:

Google Plus LinkedIn

Yorumlar

Olay
bizler kimsenin bize acımasını istemiyoruz. bizi sadece insan olarak kabul edin yeter. inanın zor değil birkere deneyin nekadar kolay olduğunu göreceksiniz.OlayHaberler
Sevgi Mart
ben hukuk fakültesi mezunuyum. 1 aya kadar da yüksek lisans diplomamı alacağım. okulumu dönem birincisi olarak 90.5 ortalama ile bitirdim. ben görme engelli olmasa idim; kimbilir şuanda hangi devlet kurumunda uzman yardımcısı ya da hangi büyük şirkette avukat ya da hukuk danışmanı olarak çalışıyor; babamdan harçlık almıyor ve hayatımı kendi başıma idame ettiriyor olacaktım. ama şuanda ne yapıyorum biliyormusunuz evde oturuyorum. ben okurken hiçbir iş yerinin bursunu falan almadım. bu konuda teklifte almadım. alsaydım da asla kabul etmezdim. sayın işverenler, bizler görme engelliyiz. hayatı, güneşi, yıldızları, çiçekleri, renkleri belki sizin gördüğünüz gibi göremeyiz. ama unutmayın ki bizde insanız. ve yine unutmayın ki bu gün bizim olduğumuz durumda yarın sizler olabilirsiniz. çünkü hiçkimse gözünün üstünde çelik zırhla dolaşmıyor. bizler kimsenin bize acımasını istemiyoruz. bizi sadece insan olarak kabul edin yeter. inanın zor değil birkere deneyin nekadar kolay olduğunu göreceksiniz. bizlerde bilgisayar kullanabilir, konuşulanları anlayabilir, düşündüklerimizi anlatabilir, hayatı görmesekte anlayabiliriz. söz konusu utanca bir son verin ve bizim resimle kirlenmemiş pırıl pırıl zihinlerimizden faydalanın. inanın pişman olmayacaksınız.
Yorum Ekle