Ana içeriğe git   Paylaşıma git
Sol tarafta yarım ay biçiminde latin alfabesiyle, aşağıda braille alfabesiyle Engelsiz Erişim yazısı ve ortada güneşin içinde uçan bir kuş...

Yakınlaş

     
Ara

Üniversitelerde Engellilerin Sınav Olma Sistemi Ve Yapılması Gerekenler...

Eğitim ve Engellilik

YazarEngin YILMAZ

Tarih23.07.2005

Toplam okunma2601

Bilindiği gibi, sınav ve değerlendirme eğitimin vazgeçilmez parçalarından biridir. Öğrencilerin adil ve doğru bir biçimde ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulması hem derslerin sonuçlarının doğru şekilde görülmesi, hem de fırsat eşitliği açısından son derece önemlidir. Özellikle engelli öğrenciler sınava tabi tutulurken bazı hususların göz önünde bulundurulması yukarıda bahsedilen fırsat eşitliğini sağlama açısından oldukça gereklidir.

Türkiye’deki Üniversitelerde engelli öğrencilerin sınav almalarıyla ilgili belirgin kabul görmüş bir sistem bulunmamaktadır. Her öğretmen kendi sistemini uygulamaktadır. Genellikle görme engelli öğrencilerin sınavları bir okuyucu yardımıyla yapılmaktadır. Sınavları okuyacak kişilerin seçimi bazı bölümlerde sınavı alacak öğrenciye bırakılırken, bazı bölümlerde bölüm asistanlarından biri sınavı okumak üzere görevlendirilmektedir. Bazı hocalar ise öğrencileri sözlü sınava tabi tutmaktadır. Sınav alınan yerlerle ilgili olarak da belirgin bir standardın yakalandığı söylenemez. Birçok öğrenci bölümlerin asistan odalarında sınavlarını almaktadır. Bu odaların başka amaçlarla da kullanılması ve odadaki olası gürültü ve konuşmalar nedeniyle sınavı alan kişinin sınavlara konsantre olması zorlaşmaktadır. Bazı sınavlar ise sınav olunan sınıfın içinde yapılmaktadır. Görme engelli kişinin yanıtları sesli olarak okuyucuya söylemesi ve okuyucunun da soruları sesli olarak okuması nedeniyle bu durum, hem sınav olan diğer öğrenciler hem de engelli öğrenci açısından olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bazı durumlarda da öğretmen, sınavı olan öğrenci ve okuyucusuna sınavı vermekte, ve ona belirlediği bir yerde sınavı yapıp getirmesini söyleyebilmektedir. Bu da sınav olan diğer öğrenciler açısından fırsat eşitliğini bozmakta ve şaibelere yol açmaktadır.

Bütün bunlar dikkate alındığında sınav olma sistemiyle ilgili aşağıdaki konularda düzenlemelerin ve iyileştirmelerin yapılması yararlı olacaktır. Sınav olma şekli bilindiği gibi bir görme engellinin mürekkep yazıyı takip edememesi nedeniyle bu kişinin sınavını alması için başka çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bugüne dek sınavlarla ilgili en çok kullanılan yöntem görme engelli kişiye bir okuyucu verilerek sınavların gerçekleşmesini sağlamak olmuştur. Prensip olarak okuyucu sisteminin yerini alacak diğer sistemlerin geliştirilmesi ve görme engelli kişiyle sınav arasında bir aracı bulunmaması en doğru çözüm olacaktır. Fakat bu tür alternatif sistemlerin bir anda geliştirilemeyeceği göz önünde tutulursa, öğrencinin isteğine bağlı olarak çeşitli iyileştirmeler ve düzenlemelerin yapılması halinde, bu sistem hala sürdürülebilir. Ancak bu sistemin standartlarının belirlenmesinin önemini tekrar yinelemek gerekmektedir. Öncelikle hiçbir suretle, ne olursa olsun, sınavı alan engelli öğrenci kendi okuyucusunu bulmak zorunda kalmamalıdır. Okuyucular mutlaka sınavı yapacak dersin öğretmeni tarafından belirlenmelidir. Bu durum hem sınavla ilgili şaibeleri ortadan kaldıracak, hem de engelli öğrenciyi okuyucu bulma stresinden kurtaracaktır. Öyle ki, okuyucu bulamadığı için sınavlarını almayan engelli öğrenciler dahi olmuştur. Okuyucu sisteminin yanı sıra alternatif sistemlerin de geliştirilmesi ilerisi için oldukça yararlı olacaktır. Özellikle öğrencinin herhangi bir aracı olmaksızın kendi sınavını kendisinin alması, sınav psikolojisi açısından okuyucunun doğurabileceği dezavantajları ortadan kaldırabilir. Okuyucunun dile hakim olmaması ve telaffuz yanlışlıkları yapma olasılığı, sınavı alan engelli kişinin karşısındaki kimseden çekinerek bazı soruları yeterince istediği gibi yanıtlayamama ihtimali ve okuyucu ve sınavı alan kişi arasında soruların yanıtlarının paylaşılma olasılığı, bu sistemin dezavantajları arasında sayılabilir. Bu nedenle, okuyucu sistemine alternatif olabilecek çalışmalara ağarlık verilmelidir.

Alternatif sınav alma sistemleri arasında sınavların bilgisayarda görme engellilere verilmesi ve Braille alfabesi bilenler için sınavların Braille olarak görmeyenlere verilmesi söylenebilir. Bu noktada sınav yapacak dersin öğretmeniyle sınavı alacak öğrencinin beraber görüşerek nasıl bir sınav sistemi uygulayacakları konusunda anlaşmaları yararlı olacaktır. Yani, herhangi bir sınav alma yöntemi öğrenciye dayatılmamalıdır. Özellikle bilgisayar bilmeyen bir öğrenciye bilgisayar ortamında sınav vermek, yada Braille alfabesine hakim olmayan bir görmeyene sınavını Braille olarak vermek çok olumsuz sonuçlara yol açacaktır. Sınav sistemleriyle ilgili olarak, özellikle İngilizce ağırlıklı sınavların mümkünse Braille alfabesiyle basılı olarak görmeyenlere verilmesi, boşluk doldurma ve test ağırlıklı sınavların ise bilgisayar ortamında görmeyenlere verilmesi yararlı olacaktır. Bu noktada üniversitelerdeki tüm öğrenciler gibi engelli öğrencilerin de sınavlarını bir okuyucuya ihtiyaç duymadan kendilerinin almaları ve bunun için çözümlerin geliştirilmeye çalışılması ideal çözüm olacaktır. Ancak bu ideal çözümün şartlar tam olarak olgunlaşmadan uygulanmaması ve pilot çalışmalarla denemelerin yapılması, sistemin sağlıklı bir biçimde oturtulabilmesi açısından son derece önemlidir.

Son olarak sözü geçen alternatif çözümlerin çok büyük bir ek maliyet getirmeyeceğini önemle belirtmek gerekir. Özellikle sınavların bilgisayar ortamında verilmesi, sadece bu amaçla kullanılacak bir bilgisayar tahsisinden ibarettir. Görmeyenler, herhangi bir masa üstü yada diz üstü bilgisayarı bir ekran okuyucu yardımıyla kullanabilmektedir ve gören bir insanın bilgisayarda yaptığı birçok işi bir görmeyen de yapabilmektedir. Burada önemli olan bir bilgisayar tahsisini sağlamak ve bilgisayar bilmeyen görme engelli öğrencilere üniversiteye gelişlerinin hemen ardından bilgisayar kullanmayı öğretebilmektir. Sınavların Braille halinde basımı da üniversitelere sağlanabilecek Braille yazıcılarla rahatlıkla sağlanabilir. Kaldı ki, bir engellinin diğer arkadaşlarıyla eşit şartlarda eğitim görmesini sağlamak girdiği üniversitenin yükümlülüğüdür ve burada karşılaşılacak engellenmişlikleri ve engelleri ortadan kaldırmak için gerekli maddi bütçenin mutlaka sağlanması gerekir. Sınavların içeriği öncelikle bilinmelidir ki, bir engelli öğrencinin de akademik olarak başarısız olma hakkı vardır. O dersle ilgili gereken çalışmayı ve akademik şartları sağlayamayan, ders için yeterli bilgi birikimini edinememiş bir öğrencinin sadece engelli olduğu için acınarak başarılı sayılması o kişiye yapılmış ve yapılacak en büyük kötülüklerden biridir. Çünkü böyle durumlar, hem öğrencilerin kendileri için gerekli olan akademik donanımı yeterince yerine getirmemelerine neden olur hem de önemle vurguladığımız fırsat eşitliğini engelliler lehine bozar. Burada önemli olan içerikte engelinden dolayı gerçekleştirilemeyecek konuların farklı yollarla ölçülmesinin sağlanabilmesidir. Örneğin bir görme engelli matematik ve benzeri derslerdeki şekilli soruları görsel olarak takip edemez. Bunun yerine görme engelli kişiye ya şekillerin doğru şekilde anlatılması ya da sınavlarda şekilli sorular yerine konuyla ilgili başka soruların sorulması gerekecektir. Yine bir görme engelliyi yüzlerce sayfalık bir kitaba göz atıp spesifik bir yanıtı bulacağı açık kitap sınavlara tabi tutmak doğru bir yaklaşım olamaz. Bunun yerine başka alternatiflerin geliştirilmesi gerekecektir. Bu noktada ders öğretmenlerinin üniversitede kurulabilecek bir engelli kurumunun sınav işleri merkeziyle temas halinde alternatif çözümler geliştirmesi yararlı olacaktır. Sınav süreleri üzerine yapılan araştırmalar, sınavlarda bir görme engelliye daha uzun süre vermenin onun başarısını arttırdığını ancak herhangi bir engeli bulunmayan öğrencilerde bir etkisi olmadığını göstermiştir. Gerçekten de bir şeyi birinden dinlemekle kendi gözlerinizle hızlı bir şekilde takip etmek arasında süre olarak büyük farklar bulunmaktadır. Bu nedenle bir görme engelliye verilecek ek süre, aslında o kişinin engeli bulunmayan öğrencilerle aynı seviyeye gelmelerini sağlayacak ve süre nedeniyle yaşanabilecek olası kayıpların önüne geçecektir. Aynı zamanda herhangi bir engeli bulunmayan ancak, çeşitli psikolojik ya da diğer sağlık sorunları olduğu için sınavların süresinin uzatılmasına ihtiyaç duyacak öğrenciler de üniversitelerde bulunabilir. Bütün bu öğrencilerin dikkatle tespit edilmesi ve sınavın yapısına göre yarımdan bir misline kadar çıkabilecek süre uzatımının yapılması son derece gereklidir. Bu konudaki standartlar da yukarıda bahsedilen bir engelli sınav merkezi ve öğretim üyeleri arasında belirlenebilir.

Sınavların yeri: Özellikle yürüme engelli öğrencilerin 5. katta yapılacak bir sınava gelmeleri çok zordur. Buraya ulaşsalar bile, bu öğrencilerin sınavın olduğu yere ulaşana kadar yaşayacakları stres sınavlarını da olumsuz etkileyecektir. Bu nedenle mümkünse bu öğrencilerin sınavlarının en kolay ulaşabilecekleri noktalarda yapılması, bu tür öğrencilerin sınav yerlerine ulaşabilmeleri için onlara bir araba tahsis edilmesi gibi çözümler yararlı olacaktır. Ayrıca tansiyon, şeker ve benzeri hastalıkları bulunan öğrencilerin sınav alacakları yerlerde sağlık önlemlerinin alınması son derece önemlidir. Bir hastalığı nedeniyle sınav yerine gelemeyecek öğrencilerin bulundukları ev, yurt, hastane vb. noktalara sınavların götürülerek öğrencilerin buralarda sınav olmaları da sağlanabilir.

       Sonuç: Yukarıda belirtilen sorunların ve çözüm yollarının en uygun biçimde gerçekleştirilebilmesi için engellilere yönelik sınav standartlarını belirleyecek ve bu konuda ders öğretmenlerini yönlendirebilecek bir sınav merkezinin bulunması çok önemli olacaktır. Ayrıca engellilere yönelik içinde bilgisayar donanımı, Braille ve mürekkep yazıcı ile yazıların büyütülmesini sağlayan aygıtların bulunduğu ve sınavlar için kullanılabilecek bir odanın tahsisi de sınavlarda yaşanabilecek bir çok olumsuzluğu ortadan kaldıracaktır. Yani kurumsal bir yapı içerisinde sorunların çözümü kalıcı çözümlerin sağlanması yönünde büyük bir fayda sağlayacaktır. Sonuç olarak, adil ve fırsat eşitliğine dayalı bir eğitim için adil ve fırsat eşitliğine dayalı sınav sistemlerinin oluşturulması çok önemlidir. Engelliler için ne eksik ne de fazla düzenlemeler istenmektedir. istenen bir üniversite öğrencisi olarak engelli öğrencilerin de herkese verilen hizmeti aynı şartlarda alabilmesinin sağlanmasıdır…

Paylaş:

Google Plus LinkedIn

Yorumlar

Mustafa İncekara
Öncelikle son derece isabetli tespitlerinizden dolayı tebrik ederim. Bahsettiğiniz zorlukları 91-95 yılları arasında fazlasıyla yaşadım. Üstelik o zamanlar bilgisayardan da faydalanamıyorduk. Hatta sınavlarımdan birini okuyucu yüzünden (sınavın en başından okuyucuyu da kırmadan "ben bu konuyu pek iyi bilmiyorum" diyerek) bir sonraki yıla bıraktım. Benim gibi görme engelli olup da bu zorlukları yaşamamış kimse de yoktur. Boş derslerde bir çalışma odası ve çalışma araçları olmasını çok arzu ederdim. Bu gün bu imkanlar var. Fakültelerde birer okuma odaları oluşturulabilir. Bu odalar sınavlar için de kullanılabilir. Çok iyi hatırladığım birşey var sizinle paylaşacağım;- dersi anladıkça sınav başarımız artar, sınavda başarılı oldukça ders çalışma isteğimiz artar. Yani, başarı çalışmayı, çalışma başarıyı arttırır ve bu iki unsur birbirinden ayrı düşünülemez. Bu her iki unsur da öğrenim sonundaki başarı ve yaşam kalitesini arttıracaktır. Ayrıca görme engellinin sınavlardaki bağımsızlığı, hocalarla diyaloğunu arttıracak; o da sosyal statümüzü yükselten bir etken olabilecektir. Kanaatimce yaşadığımız zorluklarla çözümlerini katkılarımızla bir araya getirdikten sonra YÖK ve üniversitelerle ayrı ayrı paylaşmalıyız. Çalışmalarınız için teşekkür eder başarılar dilerim.
hakan
bu yazınız hayatın gerçeklerini anlatıyor ben lise de okumama ramen şuan üniversite de nasıl okuyacağımı düşünmeye başladım. ben sizleri tebrik ediyorum bu tür sorun ve problemleri wep ortamında sunup insanları aydınlattığınız ve bizim sesimiz olduğunuz için sağolun varolun.
Nilay
Amerika'da her universitede bir engelileri destekleme merkezi vardir. Bu merkezlerin ana gorvi sinavlarin esit sartlarda ve sorunsuz olarak yapilmasini saglamaktir. Sistem soyle isliyor: ogrenci sinav tarihini ve dersle ilgili bilgileri merkeze veriyor; merkez gorevlileri sinavi hocalardan alarak ya braille olarak basiyorlar veya okuyucu teymin ediyorlar. Ogrencinin isteklerine gore ya cevaplari bilgisayarla yaziyorlar veya gorevli kisiye yazdiriyorlar. Boylece sinav nerede yapilacak, kim okuyacak gibi sorular ortadan kalkiyor. Ayrica sinavlar sinavlar icin ayrilmis ozel odalarda yapiliyor. Turkiyede en azindan buyuk universitelerde boyle bir uygulamaya gecilmesi gerekli. Ayrica bu merkezler istek oldugu taktirde ogrencilere siniflarda yardimci olmak uzere asistan sagliyorlar. Ozellikle matematik gibi surekli tahtada yazilarak anlatilan derslerde bunu sikca goruyoruz. Asistan tahtadaki her seyi yaziyor, daha sonra bunu bilgisayara aktararak ogrenciye elektronik dosya olarak veriyor. Boylece engelli ogrenciler ondan bundan yardim istemek zorunda kalmiyor. Umarim Turkiyedeki engelli ogrencilerde en kissa zamanda bu tip kolayliklara eriseirler.
Yorum Ekle