Yeti çeşitliliklerini kişinin doğal bir parçası olarak gören engelsiz erişim Derneği olarak, bireylerin bozuk eşyalar gibi tabir edilmesine sessiz kalmayacağız. Mücadele Değil, Kabul İstiyoruz. "Kanser ve Otizm ile Mücadele Vakfı" isminin resmi makamlarca tescil edilerek meşruiyet kazanması, otistik aktivistler için kabul edilemez bir durumdur.  Otizmi, kanser gibi "savaşılması ve kökü kazınması gereken" bir hastalık olarak konumlandıran bu isim, otistiklerin var oluşuna yönelik açık bir saldırıdır.

Otizm Bir "Düşman" Değildir.  Otistiklerin okullar, iş yerleri ve sağlık hizmetleri başta olmak üzere kamusal alanlardan sistematik olarak dışlanma sebebi nörogelişimsel farklılıkları değil, tam olarak bu "mücadeleci" ve “sağlamcı” (ableist) bakış açısıdır. Otistikleri "bozuk" kabul eden patoloji paradigması, sosyal hayatta nefes almalarını imkansız hale getiren asıl engeldir.

Bir sivil toplum kuruluşunun vatandaşların bir kısmını "mücadele edilecek unsur" olarak tanımlaması, Türkiye’nin taraf olduğu BM Engelli Hakları Sözleşmesi’ne ve insan onuruna aykırıdır. Devlet mührüyle bu terminolojiye meşruiyet kazandırılması, otistikleri ortadan kaldırılması gereken bir salgın gibi gören tıbbi modele hapseden toplumsal bir karardır.

Çağrımız:

Yeti farklarımızla tamir edilmesi gereken eşyalarmış gibi mücadele ederek bizi toplumun dışına itmekten vazgeçin. İyileştirmeyi bırakın, engelleri kaldırın. Otizm, otistiklerin var oluşunun ayrılmaz bir parçasıdır. Kurumların sorumluluğu nöroçeşitlilikleri yok etmeye çalışmak değil, her engel grubu için hakkı olan    destek hizmetlerini ve erişilebilirliği, bireysel ihtiyaçları gözeterek sağlamaktır. Kendi varlığıyla "mücadele edilen" bir bireyin toplumda onurlu bir yer edinmesi nasıl mümkün olabilir? Bizi "iyileştirmeye" çalışmaktan vazgeçin. "Sağlamcı" zihniyetinizle yüzleşin. Önümüzden çekilin ve yarattığınız toplumsal engelleri kaldırın. Biz  otistiğiz, körüz, sakatız ama hiçbirimiz asla bozuk değiliz.  Buradayız ve bizi mücadele alanı olarak gören bu bozuk zihniyeti düzeltmeye kararlıyız. Herkesi otizmi bir "savaş alanı" olarak görmeyi bırakmaya ve OTİSTİK KABÜLE davet ediyoruz.